Anasayfaarrow Ders Notlari arrow Roman Özetleri arrowHangi Laiklik - Attila İlhan

Hangi Laiklik - Attila İlhan Pdf oku Sayfayı öner Sayfayı yazdır
01.01.1970, 1487 okunma, Ekleyen:

Kitabın Adı: Hangi Laiklik

Kitabın Yazarı: Attilâ İlhan 

Yayınevi: Bilgi Yayınevi, Ankara,1995

Attilâ İlhan’ın Hayatı:

15 Haziran 1925’te Menemen’e doğan Attilâ İlhan,  Karşıyaka Cumhuriyet İlkokulu’nu ve Karşıyaka Ortaokulu’nu bitirdi. İzmir Atatük Lisesi birinci sınıftayken Tük Ceza Kanunu’nun 141. Maddesine aykırı davrandığı gerekçesi ile tutuklandı, okuması engellendi. Danıştay kararı ile eğitimini südüdü. İstanbul Işık Lisesi’ni bitirdikten sonra, İstanbul Hukuk Fakültesi’ni yarıda bıraktı. 1949-1965 yılları arasında, aralıklarla altı yıl Paris’te yaşadı. Ali Kaptanoğlu adıyla senaryolar yazdı. Demokrat İzmir Gazetesi’nin genel yayın yönetmenliğini ve başyazarlığını yüüttü.


Ankara’da Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını yaptı(1973-1979). Çeşitli dergi ve gazetelerde köşe yazıları ve sinema eleştirileri yazdı.

Yazarın yayımlanan ilk şiiri 1941’de yazdığı Balıkçı Tüküsü’dü. 1946 yılında yazdığı “Cebbaroğlu Mehemmed”  şiiri CHP şiir ödülünü kazandı. Kısa süede şiir,  denme ve eleştirileriyle, edebiyat dünyasında kendine özgü bir yer edindi.

Attilâ İlhan,  şiirde Garip ve İkinci Yeni akımlarına şiddetle karşı çıktı. Mavi Hareketi  adlı toplumsal gerçekçi bir şiir akımı başlattı. Sanat hayatının ilk dönemlerinde takip ettiği Nazım Hikmet çizgisinden ayrılarak, karmaşık ve bireysel bir duyarlılığa yöneldi.

Eleştiri, deneme ve romanlarında ise toplumsal gerçekçiliğe bağlı kaldı.

Düşünceleri:

“Benim formasyonum solculuk. Ben başından beri aynı istikamette yaşamışımdır. Haya tarzım da solcudur.” ifadeleriyle, düşünce yapısının ana hatlarını çizen  Attilâ İlhan’ın  sol anlayışı;  daha çok,  burjuva temeline dayanan ve milli çizgide  bir anlayıştır.

Bu yönüyle diğer sol aydınlardan ayrılan Attilâ İlhan, aydınları kıyasıya eleştirir. Onları bilinç değil inanç aydını olmakla suçlar ve aydınların düşüncelerinin  dogmatik olduğunu savunur. Attilâ İlhan ’a göre II. Dünya Savaşı’ndan beri, Tük aydını halktan kopmuştur ve bir alafrangalık özentisi içindedir. Ve bu yönleriyle Tanzimat dönemindeki Batıcılara benzemektedir. Attilâ İlhan  bu düşüncelerini savunurken, başta İnönü olmak üzere cumhuriyet dönemi siyasetçilerini ağır bir şekilde eleştiriyor ve Batı’ya bakışımızın yanlış olduğunu söylüyor.

Attilâ İlhan’a göre,  Batı’ya körü körüne bağlanmak da,  O’na büsbütün sırt çevirmek de aşağılık psikolojisinin üünüdü. Doğru olan Batı’ya akıllıca bakmaktır. Batı’da geçekten evrensel olan bilimsel düşüncedir. Gerekli olan bu düşünceyi yakalayabilmektir.

Bu düşünceye paralel olarak Attilâ İlhan, “Kendimizi  AB’ye veya ABD’ye şartlandırmamalı; onların Ortadoğu’daki jandarması konumuna düşmemeliyiz.”  diyor. Ve Tükiye’nin iyiliğinin, sadece kendi menfaatine dayanan bir Avrasya politikasından geçtiğini  söylüyor.

Toplumsal alanda ise Attilâ İlhan, ümmetlikten millet yapısına geçmiş olan Tük halkının,  laik ve milli bir anlayışı benimsemesi gerektiğini  düşünüyor.

Attilâ İlhan’ın bu şekilde özetleyebileceğimiz düşünce yapısının tamamen diyalektiğe dayandığını görüyoruz. Attilâ İlhan hiçbir düşünceyi, basmakalıp bir şekilde, olduğu gibi kabul etmiyor. Bütün düşünceleri bir tez-antitez-sentez üünü olarak ortaya çıkıyor.

Attilâ İlhan’ın bir başka özelliği de Atatük’e büyük bir hayranlık duyması, ve bütün düşüncelerine temel dayanak noktası olarak O’nu almasıdır.

 I.BİÇİM

A.ESERİN DİL VE ANLATIMI

Dilde özleşmeye karşı olan Attilâ İlhan’ın  bu tavrı, “Hangi Laiklik” adlı eserinde de görülüyor. Kitapta hem doğu hem de batı dillerinden dilimize geçmiş pek çok sözcük göze çarpıyor. Bazı kelimeler de orijinal yazımları hiç değiştirmeden kullanılmış.

Cümleler  yalın değil ve genelde uzun ; fakat anlaşılır.

Kitap, sanat değil, düşünce yönüyle öne çıktığı için; sanatlı ifadelerden ve süslü anlatımlardan pek söz edemeyiz.

B.BETİMLEMELER

Kitap, bir roman ya da  öykü olmadığı için, betimlemelerden çok fazla bahsedemiyoruz. Sadece birkaç yerde bulunan betimlemeler, genelde sanatlı bir anlatıma sahip.

C.ESERİN ETKİLEYİCİLİ?İ, SÜRÜKLEYİCİLİ?İ, AKICILI?I

Eserin çok akıcı olduğu söylenemez, bunun sebebi cümlelerin uzunca olması, yabancı kelimeler içermesi ve yazarın değişik bir imla kullanmasıdır.

Fakat buna rağmen kitap süükleyici; içeriğinin zenginliği  insana süekli bir okuma isteği veriyor. Bu da kitabı çok kısa bir süede bitirmemi sağladı. Ayrıca kitap insanı süekli düşünmeye ittiği için etkileyici.

İÇERİK

Eser, yazarın 90’lı yılların ilk yarısında çeşitli gazetelerde yayımlanan, denemelerinden  oluşuyor. Kitabın adı “Hangi Laiklik” olmasına rağmen, laiklik bu kitapta ele alınan konulardan sadece biri.

Eserin ilk bölümünde, yazar  -Sistem-  adını verdiği batı ülkelerinin, kendi çıkarlarını korumak için Tükiye’yi bir başa olarak kullanmalarından bahsediyor. Batı’nın, bize  dostça yaklaşmasının altında derin bir art niyet olduğunu, Batı’nın süekli  kin ve nefretini dışa vurduğunu anlatıyor. Ve Tükiye’nin Batı’nın çıkarlarına alet olmaması gerektiği söylüyor.

Attilâ İlhan,  daha sonraki bölümlerde, Tükiye’de değerlere ve düşüncelere olan bakışlardaki yanlışlara değiniyor. Tük aydınının batılı olmak adına, kendi değerlerine yabancılaştığını söylüyor; aydınları alafranga ve yozlaşmış olmakla suçluyor.

Son kısımda ise,  Tükiye’de gelişen şeriat tehlikesine dikkat çekiliyor ve bu tehlikeyi ortaya çıkaran sebepler, aydın kesimin halktan kopuk olmasının halkta doğurduğu tepki ve batılı güçlerin (sistem) komünizm tehlikesine karşı, dinci akımları beslemiş olması olarak gösteriliyor. Bu arada siyasi İslam’ın yanılgı ve yanlışlarına da dikkat çekiliyor.

TÜR

Kitap, köşe yazılarından oluşmuş, fakat bu yazılar günlük politika ve polemiklerden çok, fikir tartışmalarına yer verdiği için, deneme tüünde olduğu söylenebilir.

Ayrıca kitabın   yazarın deneme/anı  serisi içinde yayınlanmış olması da bunu destekliyor.

DE?ERLENDİRME

Bu kitabı seçmemin temel sebebi, Attilâ İlhan’ın düşüncelerine uzun bir süedir ilgi duyuyor olmamdı. Roman tüünde eser okumayı sevmemem de bu kararıma yön verdi.

Eser, başından sonuna kadar beni süekli düşünmeye sevk etti ve pek çok konuda, düşüncelerimin netleşmesini sağladı.

“Hangi Laiklik” i son okuduğum kitaplardan, “Tük Basını’nda Kalem Kavgaları”, Siluetini Sevdiğimin Tükiyesi” , “1984” ve   “Hayvan Çiftliği” ile karşılaştıracak olursam,  bu kitapların hepsinin 20. Yüzyıl siyaseti ile ilgili olmasını bir ortak özellik olarak söyleyebilirim.

Eserin söz dağarcığıma katkısı:

komprador: aracı, yerli ortak

Ayrıca eser, adını daha önce duymadığım bazı kişileri de tanımamı  sağladı. Bunların en önemlileri, ırkçılığın teorisini kuran Gobineau ve Chamberlain  ile CIA’ in Ortadoğu konusunda uzman analisti  G. Fuller'dir.

 



Bağlantılar

Kalem Güzeli
Hat, ebru, tezhip sanatlarımız hakkında haberler, çalışmalar ve örnekler.

Ziyaret et

Site yardım

Sitenize reklâm verebilir miyim?

Devam?n? oku