Anasayfaarrow Genç Kalemler arrow Anı - Hatırat arrowRamazan, Eylül ve İstanbul…

Ramazan, Eylül ve İstanbul… Pdf oku Sayfayı öner Sayfayı yazdır
30.09.2008, 1947 okunma, Ekleyen: nihavend

Eylül hazandır, hüzündür aslında biraz… Ama bu yıl tamamen Ramazan oldu. Hani diyor ya şair: “Eylülde melûl oldu gönül soldu da lale!” gerçekten de bir burukluk kaplıyor insanın içini. Eylülde Yahya Kemal şiirleri gelir benim aklıma mesela sık sık “Dönülmez akşamın ufkundayım vakit çok geç / Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç.” Ya da Ahmet Haşim’in Merdiven şiiri… Ama bu yıl eylülden çok hazandan çok Ramazandı geçen. Sonunda hatırlattı eylülde geldiğini ama yine de güzel bir Ramazandı; geldi ve ne de çabuk geçti!

Üç çeşit ibadet vardır aslında; beden ile yapılanlar, mal ile yapılanlar ve hem mal hem beden ile yapılanlar. Oruç her ne kadar beden ile yapılan ibadetler kategorisine girse de aslında şahsî bir ibadet değildir. Ramazan, bizim kültürümüzün iliklerine işlemiş bir sosyalleşme, yardımlaşma ve muhabbet ayıdır aslında. Bütün taarruzlara ve yozlaşmalara rağmen hamd olsun Allah’a ki hala hissedilebiliyor Ramazan sevinci. Mesela yüksek tepelerinden minarelerinin çokluğunu görünce içimi huzur kaplayan Şehr-i Stanbul’da…





Lise yıllarımdan beri heyecanla beklerim İstanbul’da Ramazan’ı, kitap fuarlarını ve gitmeye çalışırım her sene ailemle ya da dostlarımla… Bu sene de aynı şekilde niyetlendik, şehir dışındaydım ve ancak 27 Eylül’de gidebilecektim bu yıl Sultanahmet Kitap Fuarı’na… Ayın 26’sında kapanacakmış dediklerinde ne kadar üzüldüğümü anlatamam gözlerim doldu resmen çocuk gibi gidemeyeceğim diye. Ama çok geçmeden bir arkadaşımdan haberini aldım ve rahatladım çok şükür; 27 Eylül’de toplanacaktı fuar. Kandil gününü yollarda geçirdim maalesef. Ama ertesi gün 27. kez düzenlenen Sultanahmet Kitap Fuarı’na gidebilecek olmanın heyecanıyla geldim yolları. İstanbul’da yağmur vardı. Ramazan, eylül, yağmur ve İstanbul… Öğlene kadar diner diye düşünmüştüm ama dinmedi yağmur, biraz da başımıza bu yağmurda ne gelir tereddütleriyle çıktık yola; iyi ki de çıkmışız! Her hali başka güzel bu şehrin… Derken soluğu Sultanahmet’te aldık, yanlış bilmiyorsam 140 yayınevi vardı fuarda ve yüzde otuz, yüzde ellilere varan indirimler… Yağmurdan olsa gerek fuara ilgi azdı, son gününde normalde iğne atılsa düşmeyecek yoğunlukta olurdu. Bu fuarın bir başka güzelliği de stantların başında duran zat-ı muhteremlerin kitap kurdu ya da hayli bilgili insanlardan oluşması, bir muhabbete başladı mı doyamıyor insan! Gerçekten çok keyifli ve verimli oluyor bu kitap sohbetleri. Oraya gittik, öğlen namazını kıldık, fuarı dolaşana kadar ikindi oldu, ikindiyi kıldık, bir baktık iftar vakti gelmiş zaman nasıl geçti anlamadım. Sultanahmet’in bitişiğindeki çadır lokantalardan birine girdik iftar için ve biraz da üşüyerek yaptık iftarımızı. Bir başka tadı oluyor böyle iftarların; mekânın da etkisiyle tabi. Sonra akşam namazımızı kıldık Anadolu yakasında oturduğumuz için çok da geç vakitlere kalamadık Süleymaniye Külliyesi içindeki gayet otantik bir yer olan Lale Çaybahçesi’nde Türk kahvesi de içtikten sonra soluduğumuz o güzel havayı ciğerlerimizde saklayarak döndük evimize


Ramazanı yaşamak, hissetmek biz istedikten sonra hala mümkün gerçekten! Sadece içimizde ilk sahura kalktığımız çocukluk heyecanını uyandıracak, canlı tutacak; mekânlara, zamana ve belki de kişilere ihtiyacımız var. Ve belki de yaşadığımız seküler dünyada Ramazan’ı hissedebilmek için; manevi bir kimlik üzerine kurulan köklü medeniyetimize, özümüze daha fazla yönelmeye ihtiyacımız var.

Tuba Sağlam

 


Yazıya (5) görüş bildirilmiştir.

Bir kitap fuarı işte bu kadar güzel anlatılabilirdi. Amaç kitap fuarını anlatmak olsa da bence yazıya çok güzel giriş yapmışsınız. Ramazanda hep İsranbul'a gelmeyi hayal etmiştim. Bir iki günlüğüne de olsa İstanbul'a gitmeli ve o ramazan havasını teneffüs etmeliydim. Maalesef bu sene kısmet olmad, seneye inşallah. Yazı için teşekkür ederim.
1 Kaan Fakılı, 01/10/2008

Asıl ben teşekkür ederim efendim. İnşallah nasip olur Ramazanda İstanbul'a gelmeniz, gerçekten bambaşka oluyor!
2 nihavend, 01/10/2008

Efendim asıl ben teşekkür ederim bu yazıyı yazma fırsatını verdiğiniz ve teşvik ettiğiniz için... Bir dahaki Ramazanda İstanbul'a gelmenizi nasip eylesin Rabbim, gerçekten güzel oluyor görmesini bilene....
3 nihavend, 01/10/2008

:) Birbirine benzer iki yorum gönderdiğim için özür dilerim birinin gittiğini fark edemedim :) ikinciyi o yüzden yazdım ikisin de yayınlanmasına gerek yoktu :)
4 nihavend, 02/10/2008

İnşallah bir gün nasip olur, ramazanda İstanbul'da olmak...
5 Erkan Hirik, 05/10/2008

Üzgünüm, sadece üyeler yorum gönderebilir, üye iseniz giriş yapınız.


Fuzûlî diyor ki;

Sample image
Bende Mecnûn'dan füzûn âşıklık isti'dâdı var
Âşık-ı sâdık benem Mecnûn'un ancak adı var



Bağlantılar

Anadilim
Türkçe gönüllülerini bir araya getirmek üzere, sitemiz yöneticilerinden Kaan Fakılı'nın kurduğu bir Türkçe sitesi.

Ziyaret et

Site yardım

Sitenize üye olmanın ayrıcalığı nedir?

Devam?n? oku